ablem-inci-150x150-1

Yeryüzünün renkleri yok edilemez!

/ No Comments / 52 View / 15 Haziran 2016

DKH ve ADHK ABD’nin Florida Eyaleti’nin Orlonda şehrinde eşcinsellere yönelik gerçekleştirilen saldırıya dair yazılı bir açıklama yaparak dayanışmayı yükseltme çağrısında bulundu. Açıklamayı siz okurlarımız ile paylaşıyoruz.

‘’ABD’nin Florida Eyaletinin Orlando şehrinde eşcinsellerin gittiği bir gece kulübünde 50 kişinin öldüğü ve yine 50‘den fazla yaralının olduğu bir saldırı gerçekleştirildi. 2014 yılında aynı dönemlerde Ezidi halkını katliamdan geçiren ve bölge halklarının başına dini kılıf edinerek cellat kesilen emperyalizm ve bölge devletleri tarafından beslenen İŞİD bu saldırıyı yaptığını açıkladı.

Emperyalistler tarafından beslenen IŞİD gibi uluslararası bir suç örgütü, Ortadoğu‘da Ezidiler ile başlayan katliamları Kobane ve Rojava’dan, Suruç, Diyarbakır, İstanbul, Paris ve şimdi de Amerika’nın Orlando şehrinde eşcinsel bir kulübe kadar uzandı. Farklı inançlardan, ulus ve kültürlerden ve farklı cinsel  yönelime sahip olanları katleden, katletmediğini, özellikle de kadınları cinsel köleler olarak kullanan, satan İŞİD aslında bu sistemin din üzerinden dünya genelinde kazanılmış hak ve özgürlüklere saldırıların son biçimidir. Binlerce yıl önce Atina demokrasisinde hoş karşılanan övülen ve yaşamın bir parçası kabul edilen eşcinsellik tıpkı kadın hak ve özgürlükleri gibi  her dönemin çıkarlarına göre baskı altına alınmış veya sınırları çağın otoritelerince gevşetilmiştir.1969 yılında Stonewall ayaklanması eşcinsellere uygulanan devlet baskısına karşı gelişti ve bu ayaklanmanın yıldönümü vesilesiyle yapılan onur yürüyüşleri olarak tarihe geçen LGBTİ direnişi ve kazanımları insanlığın toplumsal adalet ve özgürlüğünün temel taşlarıdır.

Halkların, kendi hak ve özgürlüklerini savunmak ve toplumsal yaşamlarını garanti altına almak için  ulus, kültür, inanç, cins ve cinsel yönelimler gibi bin yılları kapsayan mücadelelerini bastırmak ve kazanımlarını yok etmek için günümüzde tüm emperyalistler kendilerinin bir fiil karışmadığı ama kendi çıkarlarına hizmet eden suç örgütleri oluşturmaktadırlar. Hizbullah, Bin Ladin vb. gibilerinin varlığının kaynağı da budur. Fakat günümüzde İslamiyet üzerinden geliştirilmesi de yine dinlerin tarih boyunca özel mülkiyet sistemini nasıl koruyup kolladığının açıklamasıdır. Ve her din farklı inançlara, kadınlara ve cinsel yönelimler aynı yaklaşmıştır. Hrıstiyanlık tarihi aynı zamanda kadınlara ve farklı cinsel tercihlere karşı  baskı ve katliamlar tarihidir. Orta çağın Cadı Avları insanlık tarihinin en uzun savaşıdır. Bugün de İslamiyet üzerinden aynı şekilde emperyalizm kendi tarihini tekerrür etmektedir. İslamiyet’in kendi içinde bir bütünlüğünün olmaması, mezhepler ve tarikatlar olarak parçalanmışlığı hatta devletlerin tek din, tek mezhep üzerinden örgütlenmiş olmaları bile kendi aralarındaki ve içlerindeki farklılıkların düşmanlaşmalarına neden olan çelişkilerdir. Her koşulda bireye ya da topluluğa karşı baskı ve katliamların gelişmesi kaçınılmaz ve kitlelerin hiç sorgusuz sualsiz yaşananları görmezden gelmeleri, kabul etmeleri ve hatta histerik bir şekilde parçası olmaları sistemin din ile toplumlara yaptığı zulüm ayinleridir. Artık dünya genelinde en temel hak ve özgürlüklerimizi  egemenler sadece yasalarla değil besledikleri kiralık katil örgütlerle katletmektedirler. Bir yandan da silah, uyuşturucu, fuhuş ticaretinin en büyük seyyar pazarı olan futbol şampiyonaları ile de milliyetçiliği, erkek egemenliğini vb. gericilikleri yeniden üretmeye devam etmektedir. Öyle ki onlarca insanın katledilmesi ve yaralanması 22 futbolcunun 90 dakikası kadar haber olmadığı da gerçek.

19 Haziran’da gerçekleştirilecek olan 7.Trans onur yürüyüşü ve yine 26 Haziran tarihinde yapılacak 14.Onur yürüyüşünü karşıladığımız şu günlerde artan nefret söylemleri ile birlikte yapılacak olan yürüyüşleri protesto açıklamaları ve tehdit mesajları yayınlanmaktadır. LGBTİ birey ve kurumlara dönük gerçekleştirilmeye çalışılan bu saldırılara basın açıklamaları ile yanıt veren kurumların, bu tehditlerin iktidarın politikaları sonucu oluştuğu yönlü ifadeleri ve „Daha önceden de milliyetçiler saldırdı, onları püskürttük. Bu tarz çağrılara pabuç bırakmayacağız. Demokrasi güçleriyle, transfobi karşıtlarıyla, LGBTİ’lerle orada olacağız” çağrıları ile Avrupa Demokratik Kadın Hareketi ve Demokratik Kadın Hareketi olarak dayanışma içerisinde olduğumuzu beyan ediyor; yaşanan katliamı protesto ve artan bu saldırılara karşı dayanışmayı yükseltmeye, bütün demokrasi güçlerini yapılacak eylemlere katılım göstermeye çağırıyoruz.’’

DEMOKRATİK KADIN HAREKETİ

AVRUPA DEMOKRATİK KADIN HAREKETİ

 

Yorum Yap

Email (will not be published)

'